7 Aralık 2016 Çarşamba

Wraith the Oblivion



White Wolf firmasının bu yirmi yıllık rol yapma oyununda nihayete ermemiş duyguları, yarım kalmış işleri yüzünder huzuru bulamamış, gözü açık gitmiş -gidememiş- hayalatleri oynuyoruz. Dünyamızın öte alemdeki çarpık, karanlık, bulanık gölgesinde başlıyor, daha uzak alemlerde devam ediyor.

Oynadığımız karakterler tamamen yok olup "hiçlik"e, mutlak yok oluşa kaymak istemeyen, ama suretleri, o alemdeki varlıkları sürekli bozulan ruhlar. Bazısı geride bıraktıklarını hala korumak istiyor, bazısı ölümü bile yenen kıskançlığını sürdürmek.

Oyunun oldukça karakteristik bir kaç özelliği var. İlki, her oyuncunun iki karakteri canlandırması: Her hayaletin içindeki "yok edici" alt ego üste çıkıp kontrolü ele almak için çırpınıyor. Hani bazen yüksek bir yerden aşağıya bakarken "atla" diye bir ses duyar da güleriz ya, o ses artık gülünemeyecek kadar güçlü ve ciddi şeyler fısıldamaya, etkilemeye başlıyor. Wraith oyununda bu yüzden her oyuncu iki karakter oynuyor. Biri kendi "hayaleti" biri de bir başka oyuncunun alt benliği. Büyük travmalar, korkular, yıkıcı deneyimler geçirdiğinde hayaletin o "gölge" si kontrolü ele alıyor, karakter bir başka oyuncunun eline geçiyor.

Wraith'i farklı kılan ikinci yön ise, ilk kez bir masaüstü rol yapma oyununda duyguların sayısal değerlerle karakter kağıdında gösterilmesi. Tutkular, kıskançlıklar, korkular... karakteri hayalet olarak tutan her neyse, şiddeti derecelendiriliyor, bu duygulara paralel ya da karşıt eylemlerin başarısı, sonuçları etkileniyor.

Ortam aşağı yukarı üçe ayrılmış durumda. Yaşayanların dünyası, bu dünyanın tekinsiz, hayaletlerin dolaştığı gölgesi ve öte topraklar. Dünyanın yaşayan tarafıyla, hayaletli tarafı arasında geçiş yapmak, yöneticiler tarafından yasaklansa da -elbette- bu yasak sık sık deliniyor.

Yöneticiler demişken, Wraith oynanabilecek en politik karanlık fantazilerden biri. Kaynakların son derece kısıtlı, hayatta kalmanın olanaksıza yakın, bu yüzden hayatta kalabilmişlerin orantısız güce sahip olduğu diyarda politika her şeyin üzerinde, tam anlamıyla çöküyor. Hiyerarşi denilen, ölüler alemine görece nizam getirmeyi vaad eden kadim örgüt ile güç savaşında olan türlü türlü grup var.

Hayaletler yaşayanlar dünyasında kendilerini, eserlerini  hatırlayanlar, gönülden bağlandıkları maddi eşyalar sayesinde "yaşama" tutunurken, "gölge"lerini kontrol altına almak, diğer hayaletlere zarar vermke, iyileştirmek, yaşayanlar dünyası ile etkileşmek için çeşitli güçleri kullanıyorlar. Bu güçlerin ustaları, beklendiği üzere, aynı güç oyunlarının önemli elemanları.

Yaşayanların dünyasındaki büyük yıkımlar, hayalaetler dünyasını da etkiliyor. ikinci dünya savaşı, hiroşimaya atılan atom bombası gibi büyük acılar, hayaletler aleminin yapısını parçalayan, binaları, sakinleri toz eden fırtınalara yol açıyor.

Son olarak, tüm bu karanlık havasına rağmen, çok renki bir yönü de var. ekinde kılıcıyla dolanan samurayların, ikinci dünya savaşında ölmüş tank subaylarıı ezip geçmesi gibi  hoş sahneler yaratmak işten bile değil

Wraith oynanması zor, hakkı verilmezse çiğ kalacak bir oyun. Oynarken gölgesini oynadığını oyuncu ile kavga etmemeye dikkat edin.

4 Ekim 2016 Salı

Anadolu FRP Projesi: Anadolu 0-1000

Anadolu'da geçen bir alt-fantazi (Low Fantasy) rol yapma oyunu notları:

Kısa bir araştırmadan sonra sonra Pendragon adlı rol yapma oyunu sistemini kullanmaya karar vedim. Pendragon Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şovalyeleri efsanesinin çevresinde çekillenmiş, 5.yy Britanya'sında geçen oyunlar için yaratılmış bir sistem. Britanya dışında bir yerde oynanamayacak kadar yerel bir oyun olması, bu blogdaki yeniden yazma çabasını gerekli kılıyor.

 Tablolara boğulmuş ve savaş mekaniğinde sorunları olan bir sistem olmasına rağmen "Şan" (glory) mekaniği, feodaliteye dair hesaplamalar ve kuşaklar boyunca oynanabilecek, uzun dönemleri kapsayacak öyküler için yaratatılmış olması açısından amacıma uygun.
Göz atmak isteyenler için 5. edisyonunun linki: Pendragon 5th

Oyunu kısa maceralarla donanmış uzun dönemi anlatan bir senaryo çevresinde geliştirmeyi planlıyorum. Pendragon mekaniğinde oyuncular masallara efsanelere konu olacak maceralarını yaşadıktan sonra "kış" mevsimini oynarlar. Kış, maceralar arasında bir mola, oyuncuların hazırlık, uzun döenm kararları verme evresidir. Tarihi olayları içine katacak bir senaryo için cuk oturan bir fikir.

Tarihi kayıtlara, kişi ve mekanlara belli ölçüde sadık kalmaya çalışacağım. Sık sık oynanan dönemin hükümdarlarını, savaşlarını öyküye ve sayısal tablolara alacağımı tahmin ediyorum.

Büyü ve doğaüstü olaylar belirsizlikle, üstü kapalı olarak geçecek. Bir alt-fantazi (low fantasy) dünyadan bekleneceği ölçüde nadir ve gizemli düzeyde kalacaklar.