4 Ekim 2023 Çarşamba

Zettelkasten

 Robert Pirsing'in Lila romanından öğrendiğim yaratım yöntemi. Aslında kart kutusu demek. 

Pirsing kitabı için aklına gelen ne varsa, 4 gruba ayırdığı kartlara yazıp istifliyor sıralıyor. aklına gelen ne varsa bir karta yazıp YÖNTEM, DEĞERLENDİRİLMEMİŞ, KRİTİK, ZOR ve ÇÖP kutularından birine koyuyor. Mesela artık kitap yazmaya ara vermeye karar verdi, bir karta "Lila teknede ayrılana kadar yeni yazı yazma" diye not alıp, YÖNTEM kutusunun en başına koyuyor. O gün fazla kanayası var, "o olmaz, bu beter eder" gibisinden bir not aldı, KRİTİK kutusuna sallıyor. Sonra bunları sıralıyor, sırayı bozuyor, oradan alıp buraya atıyor vs. 

Yöntem bugün kod yazanlarca kullanılır olmuş. Bir kodun alakasız bir parçasını çözdün, o kategoriye atıyorsun. Tün kod bütünlüğüne bakmak gerekmiyor, öncesini sonrasını toparlaman gerekmiyor. Akıl haritası yönteminin daha az bağlantılı, daha kategorik olanı. 

Yazma hızını inanılmaz artırıyor çünkü öncesinde, sonrasında seni tutan yok. Aklına geldi salla koy. Bir ara toparlarsın. 

İçerik hacmi derdi olanlar için mükemmel. 

Elimle kart doldrup ayakkabu kutusu taşıyacak halimiz yo bu devirde. 90'dan beri bazı ilerlemeler oldu. Kişisel bilgisayarlar, yüzmilyonlarca yazılm vs. ben de Zettlr diye bir program indirdim. Şimdilk çiçek gibi. Evernote da yapıyormuş. Ben evernote'u neden bırakmıştım lan?

3 Nisan 2023 Pazartesi

90'larda FRP namına ne oldu? - Bölüm I: Beyaz Kurdu Kim Öldürdü?



Mage the Ascension oyununun kısa bir dönem dünya hakimi olmasının ardından, 2000'lerin ortalarından itibaren çökmesinin ve beş sene içinde hatırlanmaz olmasının üç nedeni var. 

1- Zar ve büyü sisteminin hantallığı, karmaşıklığı

2- İdealler peşinde koşma fikrinin tarihe karışması

3- "Ana Akım" denilen şeyin ortadan kalması. 

Şimdi "dünya hakimi" dedim ama, dünya hakimi olan Mage değil, White Wolf firmasıydı. Onun da amiral gemisi Vampire the Masquarade oyunuydu. Hatta 95 civarı türkiye'de oynanmış ilk Vampire LARP oyunlar Nokta, Arena  gibi dergilere uzun yazılarla çıkmıştı pek ne oldukları anlaşılmadan. 


Mage, White Wolf'un felsefeden oyun yapma projesiydi. Gerçeklik, inançlarla (Dünya görüşleriyle) şekilleniyor, kendi inançlarının gerçekliği bükebildiğini farkeden insanlara "uyanmış" ya da "mage" deniyordu. Bir çılgın bilimci, bilimi inanç haline getirip, saçma sapan makineler yapıp ışınlanabiliyordu. Bu sırada, tek gerçekliğin hakim olmasını savunun teknokrasi, kendisi de teknolojik "büyüler" yaparak bu uyanmışları avlıyor, toplumun uyumasına çalışıyordu. Evet, matrix. White wolf'un buffy'den alacakaranlığa kendisinden sonraki 20 yıl popüpler kültürü nasıl etkilediği ayrı bir yazı dizisi olur. Ehem, konuya gelelim:


1- Zar ve büyü sisteminin hantallığı, karmaşıklığı

Arkadaş tamam, oyunda yaratıcılık olsun, millet listeden büyü seçmesin, kendi tarifini yapsın, büyü sistemi dinamik olsun, oyuncu o anda istediği etkiyi gücüne göre uydurabilsin de, her zar, her etki için oynatıcıyla pazarlığa girilmez ki. Onu yapabilir misin, yapamaz mısın bu kadar muğlak olmamalı. büyü sistemi dedikleri büyük bir sistemsizlik adeta.  zarların avuçla atıldığı, tek zarar puanı için dört, beş kere zar sallanan mekanik ise yorucu, yavaşlatıcı. 

Özellikle bilgisayar oyunlarının geldiği noktada, zar atıp puan hesaplamanın çekicili tamamen bittiğinden beri, hızlı, tek zarlık sistemler yaygınlaşıyor. İnsanlar tablolarda, toplamlarda boğulmak istemiyor. 


2- İdealler peşinde koşma fikrinin tarihe karışması

Şimdi bir FRP evreni düşünün, ufak istisnalar dışında çatışan, birleşen, çalışan, kaçan her grubun ve bireyin tek derdi, kendi dünya görüşünü yaşatmak. Bildiğim kadarıyla tamamen ideolojinin doğası üzerine kurulmuş başka bir oyun yok. White Wolf bu konuda kimseye yaranamayacak derecede yenilikçidir zaten. Mesela duyguların mekanik bir puan olarak oyuna direkt etki ettiği tek sistemi de onlar yaynılamıştı. (Wraith the Oblivion) 

White wolf patladığında soğuk savaş yeni bitmişti, daha iyi bir dünyaya dair bri arayış vardı. Bugün beceremediği ve tembel olduğu için bir kurbanlık pozisyon arama peşinde olan ağlak tayfa hariç, bu tip bir arayış sözkonusu değil. O ağlak tayfanın da bu raddede karmaşık bir oyuna kafası basmaz. 




3- "Ana Akım" denilen şeyin ortadan kalması.  

En önemli madde bu, açıklaması en kestirme olan da bu. 90'larda dünyada 1-2 kanal medya olduğu için çok güçlü mainstream vardı her konuda. Aydın Doğan yayın grubuyla Türkiye'yi yönetirdi mesela. Bu konunun yerel ayağını başka yazıda ekleyeceğim, o y,zden Time dergisinden, CNN'den benzer örnekler verilebilir.

Mage dediğin okuldaki sikik pop müzik -futbol tartışmasına katılmayı sevmeyen ama zeki ve başka ilgi alanı olan, çok arkadaşı olan ama ilgi alanlarında arkadaş bulamayan öğrenci gibiydi. Alt kültürdü. Altenatif gerçekliklere, dünya modellerine izin vermeyen Teknokrasi ana akımı temsil ediyordu. İnternet kültüründen sonra mainstream kalmadı. Artık maketçisi de, mangacısı da, kore hayranı da birbirini "cuk" diye buluyor. Bugün popüler kültürün içinde en güçlü yerlere sahip olan bu alanlar mesela, 90'larda tek başına tatmaya mahkum olcağın zevkler olurdu. 

  Artık dünyada mainstream'den sözetmek olası değil. Kimse Teknokrasi'yi yaratıldığı dönemin gözünden göremez. Zaten oyun içinde de Magelerlerle el ele verdirip zorlama bir kötüyü çatışmanın merkezine koydular. Tuttu mu? tutamaz.