Film Hårga komününde geçiyor, bunu bir kenara koyalım. Yana da
hårgalåten açalım.
Film Danni'nin toksik ilişkisi üzerinden açılıyor ve lime lime, "mutlu" finaline doğru işliyor. Christian ailesini yakın zaman önce kaybetmiş ve hala yasını atlatamamış Danni'yi öylece bırakıp gidecekken, Danni onunla gelmeyi öneriyor ve zor zamanında tek başına kalmak istemediği için yapışkan ve istenmeyen kadın ilan ediliyor. Danni hakkındaki seyirci yargısı filmin sakince diğer tarafa ikna eden anlatımı sonucu "sorun çıkartan kaprisli kadın"dan, elinden geleni yapıp hor görülen kadın'a dönecek. Aynı yol arkadaşlarının akibetlerinin jump-scare sahnelerle değil, isveç sukunetinde dehşete dönmesi gibi.
Horga komünü bir İsveç karikatürü aslında. Karikatürler abatıya sığınır, bu minimalizme sığınmış. Tüm mekanlar salt işlevsellik ve sadelik üzerine kurulmuş. Ne lazımsa var, yeterli, inanılmaz düzenli ve derli toplu. Buna rağmen, nasıl oluyorsa askeri bir disiplinden, militer bir auradan ziyade, ferahlık ve özgürlük vaad eden bir peri masalı sunuyorlar. İsveç ruhu ne deseler bu derdim.
İsveç kırsalına yakışır şekilde, film boyunca bizim beş Amerika'lı dışında gelen giden olmuyor. Kuzey isveç'de otoyolun sol şeridinde arabayı durdurup inip kenarda fotoğraf çekip binmelerimiz geldi aklıma. Hele ki ülkenin en büyük bayramı olan Midsommer'da kır yolları boşalmışken.
Filmin adı yaz dönümüne denk gelen bu en kutlu günden geliyor. İsveç geleneklerine göre Midsommerda ailenin tüm üyeleri birbirlernin saçlarına taze ağaç dallarından yapılmış taçlar takarlar, özellikle kadınlar ve çocuklar beyaz, bazen geleneksel kıyafetleri giyerler. Kasaba, köy merkezlerine maypole kurulur, erkekler bir güç gösterisi olarak o sırığı dikmekle uğraşır, daha sonra çocuklar çevresinde döner. Genç kadınlar arasından Midsommer güzeli seçilir. Banliyölerinde 31 çeken göçmenler "isveç öldü" falan derken üst orta sınıf atadan isveç'li kendi arazisinde, köyünde, adasında bunlarla eğlenir.

Harga'daki şenlikler de kökü pagan festivallerine dayanan ve hala devam eden bu kutlamaların benzeri. İşler yavaş yavaş sarpa sardıkça, Christian üzerinden "göçmen"lerin oranın refahına ortak olmak için tüm tuhaflıklara göz kapayıp yanlışlara koşulsuz onay vermesine de şahit oluyoruz. Kendisinden damla damla uzaklaştığımız Christian bunu elbette arkadaşlarını da satarak yapıyor. Zaten hiçbir karakteri tam olarak sevmememiz için hepsi belli bir dengede tanıtılıyor.
Büyülü ve açılmayan bir trafik sıkışıklığını anlatan 2000'lerden bir isveç filminde toplumun tıkanmışlığı bir çocuğun kurban edilmesiyle çözülüyordu. "Yaşlılardan kurtulmak" son 20 yılın isveç söylemine daha uygun sanki. komündeki anaerkil hava, erkeklerin hermofrodit giysilerinin vurgusu da.
Filmin temposu rahatsızlık vermek için koştur koştur çekimler yapmak gerekmediğinin dersi olmuş. İlk yarıdan sonra finale kadar gidecek akibetleri iyi kötü çözmüş oluyoruz. Tek merak konusu Christian'ın komüne olası kabulü.
Danni'nin gerçek ailesini bulma töreni hakkında: hårgalåten en bilinen isveç halk ezgilerinden biridir ve gençlerin danslarına alınmayan şeytanın, bir kemancı kılığında, büyükler gittikten sonra eğlenceye geçleri büyüleyip, öldürene kadar dans ettirmesini anlatır. Dans eden kadınları bir bir düşüp son kalanın kraliçe ilan edilmesi, komüne de adını veren bu hikayeye göndermedir.
Bu hikayeyi 90'larda genelde kürt hikayeleri yazan karikatür Ender Özkahraman, Leman dergisinde resmetmiş ancak şemame bilmeyen cinin halaycıları öldürmesi diye uyarlamıştır. Tahminen isveç'e sığınmış kürt arkadaşlarından duydu. Kapanış notu da bu olsun.