26 Kasım 2022 Cumartesi

14 Kasım 2022 Pazartesi

İlk On Yıl


 

Eskiberber on yaşında.  10 yıl önce, bomboş bir pazar günü öylesine başladığımda bile bloglar,  internetin filler mezarlığından yayın yapıyordu. İlk fotoğrafı yüklerken "Google iki seneye kalmaz fotoğraf desteğini bitirir ve hatta blogger'ı artık kapatır" diye aklımdan geçirmiştim. 

Aklımda FRP ve zindelik hakkında yazmak vardı, o kısım oldu. Ayda bir yazmak vardı, yanına bile yaklaşamadım. Delilik veya beteri nedeniyle oyundan çıktığımda, seneler öncesini rastgele açıp ayak izlerimden yolumu tekrar buldum. Yok ulan kafam attığında mikro-nostalji yaptım işte. Nostalji demişken, yukarıdaki afiş de 10 sene odamın duvarını süsledi. Süs demeyelim de işte...

Artık bomboş pazar günlerim yok. FRP oynayacak zamanım da yok. Sporun kayan ortalamasını alsam haftada bir çıkar. 

10 sene devam ettirdiğim başka şey de yok galiba.


1 Nisan 2022 Cuma

Kant

 İnsan aklı, bilginin bir türünde özel bir kader ile karşı karşıyadır. Öyle sorular tarafından rahatsız edilir ki bunları göz ardı edemez. Çünkü ona kendi doğası tarafından verilirler.  Yine de onları yanıtlayamaz, çünkü insan aklının tüm yeteneğini aşarlar.

Us, bu duruma, hiçbir suçu olmadan düşer. 

Immanuel Kant -Arı Usun Eleştirisi


Hücrelerimize kadar hayatta kalma, geni devam ettirme kodu yazılmışken, yaşlılığımızın ve faniliğimizin farkında yaşamak zorunda olmamız böyle bir sorudur. 

7 Mart 2022 Pazartesi

Alien Evreninde Kolonist Psikolojisi

 Alien evreninin temel teması insanların köksüzlüğü ve yalnızlığıdır. Bir iş sözleşmesi ile maden gezegenine gitmek, tüm aileni, arkadaşlarını, bildiğin hayatı ve hatta zamanı geride bırakmak demektir. Onyıllar sürecek bir uyku sonrası, seni oraya getiren şirketin ulaşım ve iletişim ağlarına mahkum olduğun bir gezegende uyanmak anlamına gelir.

Ripley'in, ikinci filmin başında,  cyrochamber uykusunda 57 yıl uyuduğunu biliyoruz, filmdeki konuşmalara göre "alışılmadık uzunlukta" bir süredir ancak sistem buna elverişlidir. Makul bir tahminle benzer yolculukların 20-30 yıl sürdüğünü söyleyebiliriz. 

Kolonileşmiş gezegenlerde çalışan işçiler aynı zamanda sağlık ve temel ihtiyaçlariçin de şirketlerin altyapısına mahkumdurlar. Yüzey sıcaklığı -100 derecede seyreden ya da atmosferi zehirli olan gezegenlerde, şirketlerinin kontrolündeki sistemler sayesinde hayattadırlar. 

Filmde sinematik olarak da vurgulanan  bu yalnızlık, Alien kurgusunun temelidir. Ne diyordu afişinde? "Uzayda çığlığınızı kimse duymaz". İletişim ve ulaşımın çok geri kaldığı yeni dünya göçlerine benzetilebilir. Bu evren, teknolojinin akıl almaz ilerleyişinin insanın gerçek refahında ilerleme anlamına gelmediğini anlatır. Bu koşullarda çalışan göçmenlerde ağır nihilizim ya da beraber getirdikleri ailelerine aşırı bağlılık görülecektir. Eşi her zaman yanında olan kadının abisi çoktan yaşlılıktan ölmüş veya on yıl öceki haliyle bir başka uykudan uyanmayı bekliyor olabilir. Bu yüzden varsa, çekirdek aile insanın herşeyidir. 


Diğer bir konu da, lojistiğin sıkıntılarına bağlı olarak yaşanan yer sıkıntıları. Nüfusun önemli bir bölümü tek odalı dairelerde hayatını sürdürürken, ailelere fazladan bir-iki mikro oda verilir. Bunun üreme hakları ve bürokrasisi güzel hikaye ya da oyun fikirlerine yol açabilir. 

Bu yazılarnlar eşliğinde neden yer yer gayet şüpheli hareketlerde bulunan şirketlerin görece itaatkar çalışanlara sahip olduğunu anlayabiliriz. Kafasına tak edince başka işe geçme şansı olan modern insanlardan değil, olası bir sürtüşmede  şirket güvenlik protokollerine tabi, muhtemelen istifa durumunda geldikleri gezegene dönme araçlarını kendi bulması gereken yarı-köleler oluşturuyor kolonilerin nüfusunu. 

Yalnızlık, izolasyon, patronuna ölümüne tabi olma, alan sıkıntısı karakter ve sosyal yapılar oluştururken akıldan çıkartılmaması gereken temalar. Doğru kullanılırsa öyküdeki pek çok yönlendirmeyi akla yatkın hale de getirebililer. 

1 Ocak 2022 Cumartesi

Yapay Zeka Gelecekse Böyle Gelsin

 



Okumayı öğreten sayfalardan Kaptan Amerika sayılarından aklımda kalan iki makine adam, biri bu ikinci sayısından sonra, elli yılı aşkın süredir sayfalarda bile görünmüyor, diğeri genç, capcanlı ve biz ait bir dünyadaki pırıl pırıl hallerine aşık olup, şimdi bol makyaj ve filtreyle sakatlanarak dünya yıldızı olmuş nice kahramanın yanında kendine -hakkını yemeyelim güzle bir fikirle- yer buldu. 



The Wild Bill Robot ve Arnim Zola. 





En Büyük Sahneleri İzledim

Hayat hakkında birkaç maddelik bir özete ulaşabilmek kimin haddine güzel kardeşim? Ulaşabilseydim, tuğla ebat kitaplar yazar mıydım? 

Ben hala sorguluyorum. hayatı yaşanabilir kılan da bu sanırım, kimse sonunu bildiği bir romanı okumak istemez.

- Ferhan Şensoy/ 20 Eylül 2020-