Alien evreninin temel teması insanların köksüzlüğü ve yalnızlığıdır. Bir iş sözleşmesi ile maden gezegenine gitmek, tüm aileni, arkadaşlarını, bildiğin hayatı ve hatta zamanı geride bırakmak demektir. Onyıllar sürecek bir uyku sonrası, seni oraya getiren şirketin ulaşım ve iletişim ağlarına mahkum olduğun bir gezegende uyanmak anlamına gelir.
Ripley'in, ikinci filmin başında, cyrochamber uykusunda 57 yıl uyuduğunu biliyoruz, filmdeki konuşmalara göre "alışılmadık uzunlukta" bir süredir ancak sistem buna elverişlidir. Makul bir tahminle benzer yolculukların 20-30 yıl sürdüğünü söyleyebiliriz.
Kolonileşmiş gezegenlerde çalışan işçiler aynı zamanda sağlık ve temel ihtiyaçlariçin de şirketlerin altyapısına mahkumdurlar. Yüzey sıcaklığı -100 derecede seyreden ya da atmosferi zehirli olan gezegenlerde, şirketlerinin kontrolündeki sistemler sayesinde hayattadırlar.
Filmde sinematik olarak da vurgulanan bu yalnızlık, Alien kurgusunun temelidir. Ne diyordu afişinde? "Uzayda çığlığınızı kimse duymaz". İletişim ve ulaşımın çok geri kaldığı yeni dünya göçlerine benzetilebilir. Bu evren, teknolojinin akıl almaz ilerleyişinin insanın gerçek refahında ilerleme anlamına gelmediğini anlatır. Bu koşullarda çalışan göçmenlerde ağır nihilizim ya da beraber getirdikleri ailelerine aşırı bağlılık görülecektir. Eşi her zaman yanında olan kadının abisi çoktan yaşlılıktan ölmüş veya on yıl öceki haliyle bir başka uykudan uyanmayı bekliyor olabilir. Bu yüzden varsa, çekirdek aile insanın herşeyidir.
Diğer bir konu da, lojistiğin sıkıntılarına bağlı olarak yaşanan yer sıkıntıları. Nüfusun önemli bir bölümü tek odalı dairelerde hayatını sürdürürken, ailelere fazladan bir-iki mikro oda verilir. Bunun üreme hakları ve bürokrasisi güzel hikaye ya da oyun fikirlerine yol açabilir.
Bu yazılarnlar eşliğinde neden yer yer gayet şüpheli hareketlerde bulunan şirketlerin görece itaatkar çalışanlara sahip olduğunu anlayabiliriz. Kafasına tak edince başka işe geçme şansı olan modern insanlardan değil, olası bir sürtüşmede şirket güvenlik protokollerine tabi, muhtemelen istifa durumunda geldikleri gezegene dönme araçlarını kendi bulması gereken yarı-köleler oluşturuyor kolonilerin nüfusunu.
Yalnızlık, izolasyon, patronuna ölümüne tabi olma, alan sıkıntısı karakter ve sosyal yapılar oluştururken akıldan çıkartılmaması gereken temalar. Doğru kullanılırsa öyküdeki pek çok yönlendirmeyi akla yatkın hale de getirebililer.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder