Önemsediğim şeyler:
Dürüstlük. Saklamayı ve yalanlamayı farketiğimde kendimi kaybettiğim oluyor. Kandırılmak, en fazla sinirimi bozan şey.
Hayatında yaşayamadıkları yüzünden eziklik yaşayan, karşıyı bastıran, yaşayanı kötüleyenler. Çirkin olduğu için seçilmemiş, bunu hazmetmekten aciz olduğundan toplum normlarına, kültüre, kendisi dışında ne varsa ona laf atan, ego kavgasını büyük ve başkalarının yararına bir dava gibi satmaya çalışan kadın, adam. Çocuğunun enerjisini kıskanan, bunun yansıtmasını çocuğun lehineymiş gibi satan ebeveyn. Partine çağırmadığın, annesine anneni aratarak kendini davet ettiren, hediyeni pastanı kıskanan çocuk. Çocuğu yapamadı diye diğer çocuğun başarısını küçümseyen anne.
Ruhsuzlar, tutkusuzlar. Herşey iyi gibi yapanlar, geçti gitti sanıp senin de geçip gitmeni bekleyenler, içi yanmayanlar. Dişleri parlamayanlar, ortalık kırılmasın dökülmesin diye hayallerini çöplüğe kaldıranlar. "artık böyle napalım"cılar, "çocuk oldu yapamayız"cılar. "cık cık"cılar. Bırak bulduğun cevapları, sorduğun soruları bile asla aklından geçiremeyecekler
Çatışamayanlara kızgın değilim. Sadece üzülüyorum. Politik konularda atıp tutup karşısına insan olarak çıkınca fikrini bile söyleyemeyen, susan, "susturdum" lafını yiyip oturan. Kafa sallayan onaycılar. Her boka "dinlemeye değer" çakanlar.
Siktir çekenlere büyük saygım var. Aklından medya, ortam, moda, politik doğrucu leş kabuller dışındaki opsiyonları geçirip kararını kendi verenlere saygım var.
