20 Nisan 2024 Cumartesi

Ay Işığında Demir Gölge

Önceki maceradan çıkan parti, kendini zor bir politik ortamda bulur. Koth, Ophir ve Turan (Eğer alternatif harita kullanılıyorsa, uyarlanmış ülkeler) kuvvetleri Conan'a karşı harekee geçmiştir. Conan kendilerini ezmek üzere dev bir kuvvein gediği haberini almıştır. İstihbarata göre, bir öncü kuvvet yoldadır. Parti Conan'ın savunma için çekildiği hakim noktadan birkaç KM uzaktaki başka bir tepeye, orman sınırına gözcü olarak gönderilmiştir.


Not: Yer ve grup adları özgün maceradan farklı, diğer oyunlarım ile uyumlu olsu diye değiştirmiştim, bozmadım. 


Sahne 1 - Yıkımı izlemek



Parti uygun bir kamp kurar. Bulundukları yüksek noktadan Conan'ın kampını seçebilirler. 

Kamp sırasında random encounter çıkartmak DM e kalmış. Akrep, Yılan gibi bela hayvan çıkartıp ölümcül olmayan, dayanıklılıktan götüren zarar da verebilir. 


Parti birkaç saat sonra gelen öncü kuvvetin kampa yaklaştığını görür. Kuvvet öncü değildir ana ordudur. Conan ve Zugairler boku yemiştir. Bir saat içinde kendilerinden kat kat büyük kuvvet karşısında ezilirler. (Conan hiçbir oyunda ölemez. o karmaşada ona ne olduğunu o mesafeden anlamak zaten mümkün değil) 

Parti bir süre sonra kendilerine doğru akıncıların yola çıkacağını anlar. oradan gitmek zorundadır. Tek şansları orman yönüdür. 

Burası gerçek hikayede tropik bir iklim ama karadeniz- gürcistan gibi bir doğa değişimi olmalı. Parti 3-4 gün ilerleyip ormana iyice girmeli. 


Sahne 2- Kahrolsun Maymunlar. 



Doğada desteksiz, malzemesiz kalan parti sülükler, uykusuzluk, random hayvan saldırısı, stamina götüren yağmurlar ve kafalarına taş atan maymun kabilesi tarafından sürekli tacize uğrar. DM burada dinlendirip dinlendirip ağlatmalı, partiye rahat vermemeli, üzmeli, yormalı. kılıçla yenemeyecekleri sıkıntılarla darlamalı. 

Sahne 3- Olivia

Parti bir gece ormandan kendilerine doğru gelen seslerle uyanır. 



Önce kamp açıklığına bir kadın düşer. onları farketmez bile arkasına, geliği yere bakmaktadır. Arkasından zincir zırh giymiş bir Turan subayı görünür önce o da farketmez. "yeter artık öldür beni" der kadın. "O kadar kolay değil, önce tüm canını kurtacağım" der subay sadist bir keyifle. Bir anda ikisi de partiyi fark eder ve onlara bakar, sahne donar. Parti bunun, Zugarileri kılıçtan geçiren ordunun bir mensubu olduğunu anlar, çatışma başlar. Zorlu bir çatışma ile subayı öldürürler. Kadın anlatır


- Ad Olivia'dır. Turan (Türk) beylerinden birinin haremine satılmıştır. Ancak Zugairlerin ezildiği savaştan sonra, askerler kendisini sahibine teslim etmektense subaylara vermiş, subaylar da zafer sarhoşluğu ile ırzına geçmişlerdir. Subaylar parti'nin rotasına yakın bir yol ayrımı üzerinden garnizonlarına dönerken kamp kurmuştur. İki gün önce Onlar sarhoşken kaçmıştır, o zamandan beri ormanda kovalanmaktadır. 

- Buradan daha da içeriye doğru uzaklaşmaları gerekmektedir yoksa zaten yakın olan birlik onları yakalayacaktır. 

- kaçarken kullandığı kayık ilerideki nehirde bağlıdır. Subaylar onları daha da batıya giderlerse batıl inançları nedeniyle takip etmeyeceklerdir. Nehrin batı yakasının lanetli olduğuna inanır herkes. Olivia da çok korkmaktadır ama yakalanma lanetten daha korkunç gelmektedir. 



Sahne 4- Huzur adası

Parti nehirde batıya ilerledikçe nehir bir göle açılacak. Burası artık güney Qubec gibi bok adalı büyük bir göl bölgesi. haritada nereden olduklarını bulmaları imkansız. Çok oryantasyon kaybettiler. 


Ara ara, kendileri de gerçeküstü bir yerde, sanki uzayda kürek çeker gibi hissedip kafayı yemeye başladıklaırnı düşünecekler. Gölde ilerledikçe kaynaklar azalırken ileride bir ada görecekler. Sık ormanlarla kaplı ama tepesinde yıkık bir yapı var. 


Parti adaya girince sahilde tüm yogunlukla toprağa yığılacak. Yemek memek derken yanlarına büyük bir papağan gelip "YAGKOOLAN YOK THA XUTHALLA"diyeek ve uçup gidecek. 


Meyve vs. bulup ilk yemeği yedikten sonra dinlenirlen kafalarına, insan tarafından kesildiği belli olan dev bir taş atılacak. Çeviklik checkleri tutarsa kaçarlar yoksa  makul bir zarar. 







Parti yukarıdaki yapıya doğru çıkıp daha makul bir kamp yeri ararsa, içindeki demir heykelleri DM iyi anlatmalı. Heykeller kesinlikle canlı değil. Üzerlerinde büyü olup olmadığı, bakan büyücü bir karakterin anlayıp anlamayacağı DM e kalmış.

Parti orada uyursa, aşağıdaki rüyayı görecek. 



Uyandıklarında Olivia çığlık atıyor. Kaçıyor. Peşineden giderlerde dev bir goril ile çatışma var. Adaya bir kütük üzerinde gelen bu goril, kafalarına da taşı atan goril. (Asıl maceradaki sırayı değiştirdim. FRP için daha uygun bir sıra bu.). Eğer parti geç kalırsa, ertesi gün Olivia'nın kol ve bacaklarının kopartılıp sağa sola atıldığını görür. Buradan önemli bir XPyi alamaz.

Daha sonra parti, bulundukları yerden, çok ufak bir gemi ile kıyıya yanaşan korsanları görecek. Muhemelen saklanmayı seçip uzaktan takip edecekler. Eğer yüzleşirlerse karakter geçmişine bağlı olarak elleri bağlanıp tapınağa götürülebilirler. 



Sahne 5- heykeller canlandı. 



Her durumda gece, demir heykeller canlanacak ve korsanlara saldıracak. kendilerine büyülü olmayan kılıçlar işlermiyor. (DM başka bir zayıf nokta bulabilir)  Parti buradan korsan gemisine koşarak, onunla uzaklaşmalı. 

Olivia ya da yanlarındaki korsanlardan biri tüyo verebilir. gemiye çıktıklarında gemide tatar yayları ve kılıçlar bulacaklar. Aramaya zamanları yok ama içerideki ganimetlerde DM istediği altını, büyülü eşyayı verebilir. Partde Hırsız ya da criminal lore bilen üye varsa, korsanların belli bir bağlılık yemini olduğunu bilir. gemiye yetişen korsanlardan bunu talep edebilirler. Yorgun ve korkudan altlarına sıçmış korsanlar, savunması kolay gemiye çıkabilmek için çatışmadan kaçacaklar. Eğer parti ego tripe girerse DM için güzel bir sopa fırsatı, arkdan bir grup daha gelir, oklarlar, gemiye tırmanmaya çalışırlar parti biraz ağlar. 

Değerlendirme:

Burası DM için, partiyi daha modern, kalabalık bir şehre, ülkeye taşımak için araç olabilir. Sonraki macera bir şehir macerası ya da deniz macerası olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder