7 Aralık 2013 Cumartesi

Yanlış Düşen Yıldırım


Elime zorunlu bir takas sonucu geçen Neil Gaiman imzalı "Midnight Days" cildinin ikinci öyküsü, Amerikan başkan adayı bir kukla hakkında.

 Macerada çiçek çocukları, bir yıldırım tarafından hayat verilmiş bir kuklayı Reagan'a karşı aday gösteriyor, rakibinin gerçekten canlı olduğunu fark eden Reagan hükümeti de çareyi -muhtemelen öldürmek mümkün olmadığından- kuklayı roketle,  ebediyete kadar dünya etrafında dönmek üzere uzaya göndermekte buluyor.


Swap Thing serileri, tabiatın zaman zaman, kendini korumak için can verdiği, insanlaştırdığı bitkilerle ilgili. Bu sefer, aslında bir ağacı, çalıyı, yosunu vurması gereken "büyülü yıldırım", kazayla -tabiatın bir hatası sonucu- bir terzi kuklasını vurup canlandırıyor.  ( "Doğanın kendine atadığı şampiyon" deyince akla bir refleks gibi  "Ent"ler gelebilir. Gelirse, öyküdeki kuklanın daha az karton olduğunun hakkını hemen vermek gerekir.)

 Neil Gaiman "Swamp Thing" serisine katkı yaparken yine kendi karanlık ve hayatın umulmadık yerlerine dokunan vuruşunu kullanmış. Kendini koruyabilen tabiat ana fikrinin çekiciliğine, hata yapmanın insancılığını eklemiş.  Yine Gaiman'ın alışık olduğumuz düğümleri kendini gösteriyor: masumlara zarar veren iyiler, çiçekler kadar salgın hastalıkların da anası olan tabiat, sıradışı davranarak korunan sıradan hayat vb.

Gaiman'ın bu 80'ler hikayesi, Hippilerin neye dönüştüğünü ya da dönüşemediğini, "Ota, tohuma ve dikene kaçmış mide bulandırıcı Hippi"lerden yakınan bir hipi eskisi karakterin kışkırtmasıyla,  aynı karanlık ve renkli pencereden soruveriyor.

"Sanayi Toplumu ve Geleceği" adlı manifesto, Amerikan solunun eleştirisi ile başlar. Amerikan solu güçsüzün yanında olmayı güçsüzlük sevgisine dönüştürmüştür. Bu süreçte gerçekten kazanacağına dair inancını da yitirmiştir. Bu yüzden olmayacak şeyler istemekle kalmaz, bunları, istemesiyle olmayacak hale de getirir. Yakın dönem hareketlerin de bu mirası taşıdığını söyleyebilir miyiz ?
                                   

Newsroom dizisinde Occupy hareketi temsilcisine "Gayet açık ve hiç de akıldışı olmayan bir taleple işe başladınız, ama şimdiden talep sayınızı 14e çıkarıdınız." diye çıkışan yeniyetme muhabiri hatırlıyor insan. Ve festivale evrildikçe buharlaşan diğer hareketleri.

Daha fazla kafa açmadan, Gaiman'ın, Sandman'in ilk cildinde yaptığı, DC çizgiroman kahramanlarını öykülerine  dahil etme çabasını yererek kapatalım. Şu canım kurguya Batman'i uysa da uymasa da tıkıştırmak, okumadan atlanacak iki sayfa hariç büyük bir zarar vermemiş gerçi ama merak ediyorum, o yıllarda başka kaç ciltte,  Batmangilleri "stokta şişen ürünü çok satana bağlayan deterjancı" mantığıyla satmaya çalıştılar acaba.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder