4 Aralık 2013 Çarşamba

Gidilmez Kasabalar


R.E Howard, Kimerya'lı Conan karakterini yaratırken, Conan'ın yaşayacağı fantastik çağı, dünyayı da geniş ölçekte tasarlamaya başlamıştı. Hiborya çağı denilen bu kurgusal dönemi,günümüz dünyasının büyük tufandan önceki hali olarak kaleme aldı. Hiborya çağı konusunda Howard'a getirilen en yaygın eleştiri, Hiborya toplumlarnın ve coğrafyasının fazlasıyla gerçek dünyayı andırması, özellikle milletler konusunda yaygın klişeleri bütün sığlığıyla taşımasıdır. 

Hiborya'da dünya milletleri, kendilerini çağrıştıran adlarla, Tunç devrinden Orta çağa kadar uzanan, keyfi seçilmiş teknolojik seviyeye sahip ve elbette büyüyle, fantastik yaratıklarla oldukça haşır neşir gruplardır. Benzer bir yaklaşımı yıllar sonra yazılmış FRP dünyası Forgotten Realms'de bulabiliriz.


Tarih ve eski kulturlere, edebiyata dair amatör üstü düzeyde geniş bilgisi olan Howard'ın -Örneğin önceki eserlerinden Solomon Kane'de yaptığı gibi- gerçekçi, tarihle örtüşen elemanlar kullanmak yerine böyle keyfi bir kokteyl seçmiş olması kimi zaman yazarlığını gururla yaptığı "pulp" edebiyat kültürüne, kimi zaman tarihi detayları birbirine uydurmaya uğraşmaktan kaçınmasına, tembelliğine yorar.

Aslında iki iddia da kısmen yerindedir. Howard'ın okuyucusu muhtemelen detaylı tarihten sıkılacaktı ve Howard kendini gerçek ile kısıtlamayarak yazma hızı kazanıyordu. Ancak bu görüşler aynı sorunun tersten sorulmuş haline cevap vermez: Eğer tüm mesele gerçeğin okur ve yazar üzerindeki kısıtlaycığıysa, Neden tamamen kurgusal  yazım evreni seçmemiştir ?

Niyetli yorumcunun nihayetinde yine yazar ve okur tembelliğine yoracağı bir cevapla, Howard'ın okurun halihazırda sahip olduğu kalıp yargıları ve bu yargılaırn getireceği çağrışımların avantajını kullnamak istediğini söyleyebiliriz. Howard örneğin Turan'lı dendiğinde, orta sınıf fantastik kurgu okurunun aklında canlanacak Türk/Selçuklu tipini, toplumunu tahmin ediyordu. Bu sayede detayları sıfırdan almak yerine, ortak kalıpların arasında, sandallı ayağıyla tüm dünya imparatorluklarını çiğneyen kahramanını merkeze koyabiliyordu. Conan yalnızca çağının değil, öykünün de herşeyi olmalıydı.


Daha mikro ölçekte benzer yaklaşım kullanan yazarlardan en kayda değer olanı -Howard'ın da yakın arkadaşı ve yazınsal abisi olan- Lovecraft'dır. Öykülerinde aşina olduğu Massachusetts arka planını kullanmak isteyen Lovecraft, gerçek yerleşimlerin halihazırdaki yer ve tarihlerinin öykülerinin önünde engel teşkil etmemesi için bu eyalette üç hayali kasaba  (Arkhamn, Dunwich, Innsmouth) tasarlamıştır.





İzinden giden okuyucusu Stephen King'in Maine'deki  Derry, Castle Rock ve Salem's Lot'u yaratması gibi.





Ne tarihsel tutarlılık, ne sıfırdan yaratmak iyi öykünün gerek koşulu değildir. Tutarlılık aranacaksa ilk bakılacak yer kurgunun içinde kalan dünyadır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder